13/6/2007 - MeRDiVeN..

MERDİVEN
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak… Sular sarardı… Yüzün perde perde solmakta Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? Bu bir lisân-ı hafîdir ki rûha dolmakta Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…
AHMeT HaŞiM
Bir..ZaMaNLaR..DiLiMDeN..DüŞMeYeN..BiR..ŞiiRDi..:)
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/6/2007 - KöPRü....

|
|
"Köprü bir mutluluk öyküsüdür. Mutsuzluk, 'Artık bundan daha kötüsü olamaz..." denecek kadar doruklara ulaşsa bile, insan hiç beklemediği bir anda anda güzel günlere köprüler kurabilir... Aslında sevinçlere ve kederlere ulaşmak biraz da insanın kendi elindedir... Doğru kurulmuş sağlam köprülerle doğru güzel günlere, çürük ve yanlış köprülerle yanlış yerlere varırız..."
İLHaN İrEm...
Köprü'nün girişinde yer alan "KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ" adlı enstrumental bölümde gizemli bir "moog" sesi duyuyorsunuz... Bu, öykünün başladığı yere yükseklerden, - bir uzay gemisi ya da gizli kamera gibi - yavaş yavaş yaklaşmamızı simgeler..
Daha sonra bir kanun taksimi duyulur.. Anlarız ki Türkiye'ye yaklaşıyoruz... Daha sonra duyduğumuz trafik sesleri ile İstanbul'da olduğumuzu anlarız...
Şimdi boğaz köprüsündeyiz.. Bir kovalamacadır başlar.. ' KOVALAMACA" adlı şarkı gürültü içirıde yuvarlanıp gittiğimiz şehir yaşamını mizahi bir dille anlatırken, İlhan da şarkı boyurıca küçük kırmızı arabası içinde köprüde ilerlemektedir..
Şarknın sonunda klakson ve fren sesleri duyarız...
Önde bir sıkışıklık olmuş, İlhan arabasını durdurmuş arkadan gelen bir TIR küçük kırmızı arbanın üzerine çıkmıştır... Şangırtılar, koşuşturmalar, polis düdüklerinden sonra bir ney, taksimi başlar.. ("KAZA" yerindeyiz...)
Daha sonra başlayan cankurtaran sesleri ve konuşmalar, baygın İhan'ı hastaneye giderken hayatının, sevgilerinin gözünün önünden geçmesini sembolize eder...
Hemen sonra başlayan "GÖRLÜNTÜLER"adlı şarkı ise İlhan'la birlikte bize anırlanmızı yaşatır...
"HALLAÇ" isimli şarkı hastane odasındaki İlhan'ın kalbinin atışını simgeler... Bu şarkının sonunda cereyan kesildi zannedip yerinizden fırlamayın. Şarkının sonundaki devir düşmesi ve kardiyogram sesleri kalbin duruşudur...
"BİRŞEYlN BİTİŞİ" adlı şarkı başlar... Bu şarkıda İhan, hayatındaki doğru ve yanlışların son bir kez muhasebesini yaparak boşluklarda uçmaktadır..
Bu şarkının sonunda gürültülü bir yere varırız.. İlhan, "SIRAT KÖPRÜSÜ"nün başındadır artık... Bu enstrumental şarkının bir adı da "şeytan dansı"dır... Duyacağınız garip vokaller şeytanlardır (A yüzünün sonparçası olan "rock" ritmindeki `KÜÇÜK HESAPLAR"adlı şarkıda İlhan, dünyadaki günahları yüzünden sırat köprüsünden geçemeyenlerle dalga geçer.. Türlü-çeşitli dolaplar çevirerek, yaşantımızı zorlaştıranlar, dünyamızı yaşanmaz hale getirmeye uğraşanlar, "cambaz" benzetmesiyle sergileniyor Küçük hesaplar'da... Bu parçadarı sorıra duyduğumuz ud ve kemençe taksimi "ÖNCENİN SONRASI" adını taşıyor ve sırat köprüsünden karşıya geçen İlhan'ın huzurunu yansıtıyor.. (A) yüzü böylece bitiyor...
(B) yüzünü başındaki "SERPİNTlLER" adlı şarkıda İhan yağmur altında, kırlarda, gelincikler arasında neşe içinde koşmaktadır... Derken müzik değişir, esrarengiz bir hal alır... Anahtar şıkırtıları ve bir kapı açılması sesi duyarız... İlhan bir mağraya girmiştir. .mağranın duvarlarında, lunaparklardaki gibi aynalar vardır. "SİHİRLİ AYNALAR" adlı şarkı başlamıştır... İlhan kah gülerek, kah düşünerek, kah şaşırarak ilerler... kendini her aynada değişik gören İlhan, son aynada sırtının iki yanında kanatlar görür... Mağranın öteki ucuna varır... Kapıyı kapatır... Artık dışarıdadır... Sihirli aynalar adlı şarkının sonunda, bir süre boşluklarda salındıktan sonra, albümün en ilginç parçalarından biri olan "YÜKSELİŞ" başlar... Bu şaşırtıcı müzik eşliğinde İlhan hızla göklere doğru kanatlanmıştır...
Yükselir... Yükselir... Yükselir...
Boşlukların doruklarına vardığında, dünyayı ve tüm gezegenleri görür... Herşey büyük bir huzur ve sessizlik içinde dönmektedir... Dudaklarından katıksız bir aşk şarkısı dökülür; "HERŞEY DÖNÜYOR"...
Bu şarkının sonunda müzik yavaş yavaş yok olur, İlhan konuşmaya başlar.. Derken büyük bir patlama duylur.. Bu atom bombasının sesidir...Uzay savaşlarının sonu gelmiş, üçüncü dünya savaşı başlamış ve dünya boşluklarda bir yumurta gibi patlamıştır...
Yükseklerden bunu gören İlhan, "BIRAK KALSIN ÖYLECE" adlı şarkısında, dünyayı o günlere getiren tüm duygu yoksunu insanlara seslenir...
"Bir bulanık suda, Kirli bir yosun gibi, Görünmüyorsun Temizle kalbini... "
Ve albümün en duygusal şarkılarından biri başlar... 'HER ŞEY DONSUN KASKATI"... Evet mutsuzluklar, kederler, ayrılıklar var... Ve biz bunları zaman zaman yaşıyoruz... Ama dedik ya, en kötü anarda dahi, güzel günlere köprüler kurulabilir..
Dünyanın sonu bile gelse, hiçbişey yapamıyorsak, gözyaşlarını donduralım, en mutsuz anlarımızda dahi şunu unutmayalım; güzel günler tekrar gelecek ve gözyaşlarımız sıcak bir sabah güneşiyle eriyip gidecektir..
İlharı boşluklarda öylece donup kalan dünyaya bakar... Tüm.yaşadıkları, fotograf makinasındarı kağıda dökülen "DONUK GORUNTÜLER"gibi son bir kez gözünün önünden geçer...
Albümün son parçası olan 'DONUK YOLCULUK adlı parçayı söyler "Ve Ötesi"ne doğru uçup gider..
"Pencere... Köprü... Ve ötesi... "adlı öykünün ikinci uzunçaları olan ' Köprü"nü n öyküsü bu...
|
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/5/2007 - ANNE...

Merhaba anne, Yine ben geldim. Merak etme okuldan çıktımda geldim. Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama Ali "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder" demişti de Onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen, Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi Ağrıyan yanımın neresi olduğunu Şimdi iyi biliyorum anne. Hani geçen geldiğimde Şuram acıyor işte şuram demiştim de Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne Bak şimdi söylüyorum Şuram işte, Sol yanım çok acıyor anne. Hem de her gün acıyor anne her gün. Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi. Bende ağladım, Ağladım hiç de utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. Düştüm dizim çok acıyor dedim. Yalan söyledim anne. Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. Bugün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim. Babam "Ben bilmem ki kızım" dedi. Bari okula sen götür dedim. "kızım, iş" dedi. Bende banane dedim, ağladım. "kızım, ekmek" dedi babam. Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep "annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş" dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor. Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne. Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, Çiçeklerini kim koparıyor. İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. >> Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını Şu kavanozda biriktirdim. Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. Her sabah onu öpüyor kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne Bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan, Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım. Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. Hiç bir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. Mutlaka gel anne, Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. >> Sol yanım acıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım çok acıyor anne. Seni çok özledim, Anne çook...
(Bedirhan Gökçe'nin Şiir Albumünden)
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/5/2007 - İNCİ'nin ÖYKüSü....

 |
|
 |
| |
 
| |
Okyanusun dibinde yatan bir istiridye, su üzerinden akıp geçsin diye, kabuğunu açmış. Su icinden geçerken, solungacları yiyecek toplayıp, midesine gönderiyormuş. Aniden, yakınındaki bir balık, bir kuyruk darbesiyle kum ve camur fırtınası yaratmış. İstiridye de kumdan nefret edermiş; zira kum öylesine pürüzlüymüş ki kabuğunun içine kaçarsa son derece rahatsız olurmuş. Istiridye derhal kabuğunu kapamış ama cok geç kalmış; Sert ve pürüzlü bir kum taneciği içeri girip, iç derisi ile kabuğun arasına yerleşmiş. Kum tanesi istiridyeyi ne çok rahatsız ediyormuş. Ama, kabuğunun içini kaplaması için kendine verilmiş olan salgı hücresini hemen çalıştırarak, minik kum tanesinin üstünü kaplamaya başlamış; ta ki, nefis, parlak ve düzgün bir ortü oluşana kadar...İstiridye, yıllar yılı, minik kum taneciğinin üstüne katlar eklemeye devam etmiş ve sonunda müthiş güzel, parlak ve son derece değerli bir inci oluşmuş.

Karşı karşıya olduğumuz problemler bu kum taneciğine benzer, bizi rahatsız ederler ve niye bize bu derece eziyet çektirip asabileştirdiklerine şaşarız; fakat ; ... azmin getirdiği cesaret ve kuvvetle, sorunlarımızın ve zayıflıklarımızın üstesinden geliriz. ...daha alçakgönüllü, isteklerimizde daha ısrarlı, çevremizdekilere daha yakın, daha akıllı ve sorunlarımıza karşı daha dayanıklı hale geliriz. Gizli gücümüzle, yaşamımızdaki pürüzlü kum taneciklerini, bize kuvvet veren ümit ve ilham kaynağı olan değerli incilere dönüştürürüz....

Yazarı Bilinmiyor

Grafik Tasarım ©Kumru
 
| |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/5/2007 - İLKeR ..Abİ.....KÖŞESİ............

Hayatımızda..anlatmak..istediklerimizi..anlatacak...birileri...yoktur..herzaman.yanımızda..
İlker..Abiniz..sorunlarınıza...çare..bulacaktır..Bizimle...sorunlarınızı..paylaşın..
çare..bulalım...BuYRuN..
30/12/2006 - Çok mu zor ...... :((( |
|
Yazan: Bahadır |
|
Mrb İlker abi oncelikle böle bir çalışma yaptıgınız için size minnettarız efendim. Yazılarını evvelden beri takipcisiyiz.Benim sorum şudur - Bilgisayarımın power butonuna bastıgım zaman kasanın derinliklerinde "cort" sesi çıkmak suretiyle ışıkları dahi yanmamakta. Bu çok açı bir durum olmakla beraber insan psikolojisini içten içten baltalamakta. Sizin engin bilgilerinize sıgımıyorım lutfen derdima derman olun. Ne yapmam gerekiyor kasama gerekli ilgiyi ve sevgiyi gösterdigim kanaatindeyim. Takipcinizim efendim . Saygılar... Sevgiler.... |
|
Bağlantı
31/12/2006 - ilker abiyle çözümsüzlüğe son.. |
| Yazan: ilkerabi |
öncelikle bu sayfaya transfer olmaktan dolayı duyduğum gururu ve beni transfer etmek için gecesini gündüzüne katan sayın emel hanıma teşekkürlerimi sunarak konuşmama başlamak isterim..
bundan önce çalıştığım sayfadan beni transfer etmek kolay olmadı tabi ki..fakat reddedemeyeceğim bir teklif sonucunda(ssk+yol+haftada tam 3 paket eti form)burada sizlerin sorularını tüm içtenliğim,dürüstlüğüm ve sevecenliğimle tecrübelerimin de yardımı ile yanıtlamaya çalışacağım koçlar..
koçlar demişken aklıma geldi tüm blogcu.emelkardelen.com ailesinin de kurban bayramını da kutlarım bir ara hatırlatın..
ilk sorunun cevabına gelince..öncelikle merhaba bahadır..daha öncelerden beri takipçim olman beni sevindirdi..olayı biraz daha felsefik düşünseydin soruna en iyi cevabı sen de bulacaktın..sorunun çözümünü iki aşamada ele alacağız..
1.öngörü
bir düşünürümüz bu tip durumlar için şöyle buyurmuştur.. ''yor jast fuliş kazanova''..
yani: bilgisayardan insana dost olmaz..efendim günümüzde bırakın insanları şu şeytan icadı makineler bile paragöz olmuşlardır bilgisayarlar bile ''bilgisatar'' diye adlandırılmak üzeredir zira ramak vardır..yapman gereken o odanda mağrur duran kazulete fazla yüz vermemen hatta hergün eve dizüstü bilgisayarlarla gelip ona ihtiyacın olmadığını kanıtlamandır..böylece biraz olsun burnu sürtecek ve papucunun dama atıldığını görecektir..
ve en sonunda yine başka bir ünlü düşünürümüzün buyurduğu şu vecizelere gelecektir: ''evri vey det ay ken''
yani:bana her yol uyar baba sana powerım kurban olsun..(bu ayrıca varılması kuvvetle muhtemel sonuç)
2.öngörü:
bilgisayarın sonbahar ve kış aylarıyla birlikte hassas bir döneme girdi..belki de artık parmakla açılmak istemiyor..senin yaptığın bu açış şekli biraz kaba geliyor ona göre onun sana verdiklerine karşı belki de..yani kısacası ikinci olarak denemen gereken şey onunla konuşmak olacaktır..küçük telkinlerde bulunmak hatta onunla belki bir dost,bir sevgili,bir abi kardeş gibi geçmişe küçük sevimli yolculuklar yapman gerekebilir..küçük ve zararsız akıl yolculukları..ama sevimli,ürkütmeden..bir kumsalda sen bisiklet sürerken onun koşarak seni yakalamaya çalışması gibi veya bir avuç dolusu soğan yiyip suratına ''hohlamak'' gibi..küçük ve sevimlice şeyler..bu tip telkin ve geçmişe yapılan yolculuklar yine ''evri vey det ay ken sonucuna,önermesine,olgusuna hatta felsefesine varmanızı sağlayacaktır ki biz sizin bilgisayarınızla yaşadığınız bu rahatsızlığa tıp dilinde ''geçmiş olsun'' diyoruz..
efendim bir ilker abi yazısının daha sonuna gelmiş bulunuyoruz..aşkla kalın..
ilker abi.. ]=?-% (bu da imzam)
Düzenleyen ilkerabi gün: 31/12/2006 saat: 03:05 |
|
1/1/2007 - telgrafın telleri |
| Yazan: ismini vermek istemeyen kullanıcı |
sayın ilker abi öncelikle ailecek takipçiniz olduk,affınıza sığınarak size "hastasınım" diyorum hatta böyle demem sanırım daha doğru olacak. gelelim problemime; ben yıllardan beri telefon,pc-e.mail,messenger,aim,yahoo gibi haberleşme araçlarına dokunmazdım sadece telgraf kullanırdım,bunun nedeni ise "stop" terimidir,biraz daha açıklayayım ben telgraf ilen haberleşmeye alışkın olduğumdan(ki yaklaşık 37 yıldır telgraf çekerlik işinde uğraşıyorum) msn de falan yazışırken space tuşuna basmak yerine stop yazıyorum ve arkadaşlarım arasında alay konusu oluyorum ve bu aralar karşılaştığım bir diğer problem ise telgraf tellerindeki üzerindeki karga,serçe,güvercin,kumru,saksağan,akbaba,dodo,devekuşu ve bilimum kuş çeşitlerinin eylemleridir.bu kuşlar yüzünden iletişimim kopma noktasında,istanbul a gelen ve istanbul dan ayrılan bütün telgraf telleri manyas kuş cenneti üzerinden geçmeye başlamış,bu problemi nasıl aşarım lütfen bana yardım eyle,görüşmek üzere saygılar kib pls |
| Bağlantı |
2/1/2007 - ilker abi tatil dinlemez.. |
| Yazan: ilkerabi |
öncelikle yeniden siz sevgili okurlarım ve hayranlarımla bir kez daha buluşmanın gururu ve esenliği içerisindeyim..gördüğünüz üzere ilker abiniz bayram yılbaşı demiyor ve 7/24 sizin sorunlarınıza çözümler sunuyor..
sorularınızı dikkatle okudum ve altından zor da olsa kalkılabilecek sorunlar olduğu kanaatine vardım..ilk sorunuza gelirsek bu tip sorunlar için efsanevi grup rolling stones şöyle buyurmuştur: don't stop..yani durma kardeşim..niye stop?artık çağa ayak uydurmalısın..bu gidişata bir ''stop'' demelisin..bunu sorunu gidermek için space tuşu ile daha fazla vakit geçirmelisin..küçük,sevimlice fakat zararsız aktiviteler yapmalısın..tıpkı,tıpkı sabah camı tıklayan yağmur damlası ya da üç tane armutun üzerine su içip mideyi bozmak gibi..küçük zararsız ve bir o kadar harekete geçiren şeyler..böylece 37 yıllık alışkanlığın ''stop''u unutacak ve hayatına yepyeni bir sayfa açacaksın space ile..ama ben hiçbir şekilde vazgeçemem diyorsan stoptan space tuşunun üzerine ispirtolu kalemle stop yaz böylece her ikisini de kullanmış olursun..fakat sen de biliyorsun ki bu kalıcı bir çözüm olmaz..burada amacımız hastalığın temeline inmek ve kökten çözüm üretmek..emel hanım bana bunun için ödeme yapıyor..
gelelim ikinci soruya..bu sorunun çözümü ilk soruya göre biraz daha sert ve agresifçe olacaktır ne yazık ki..yine bir büyüğümüz bu sorunla ilgili şu tarihi cümleyi buyurmuştur: telgrafın tellerini arşınlamalı tel üstüne konan kuşu kurşunlamalı..''yani'' demeyeceğim bu sefer çünkü herşey gayet açık ortada..fakat bu ulvi görevi alenen yapmamak gerek elbette..çünkü bir hukuk devleti olan ülkemizde izinsiz hayvan vurmanın cezai yaptırımları mevcut..gerçi bar çıkışlarında yanındaki kıza laf atanı vuranlar hayvan vurmalarına rağmen ceza yemiyorlar ama yine de temkinli olmak gerek..küçük ayrıntılara dikkat etmen gerek..yapacağın tek iş malzemeleri hazırlamak..önce bir adet tabanca gerekiyor malum kuşları bıçaklayamayacağın için en etkili silah tabanca olacaktır..ikinci olarak da bu işi yapman için mantıklı bir bahanen olması gerekir ki bunu da bulmak ülkemizde çok kolay..tuttuğun takımın avrupada bir başarı sağlaması(bir maç kazansa da olur)yetecektir..maçın hemen akabinde elindeki silahla dışarı fırla ve sevinç süsü vererek havaya ateş açıp telgrafın tellerini kuşlardan temizle..gerisi senin kabiliyetine kalmış eskiden atarilerde bir oyun vardı ''duck hunt'' diye onda başarılı olduysan bunda da olursun eminim..böylece 37 yıllık telgrafçılık kariyerini de geliştirmeye devam edeceksindir..hoşçakal..
bir ilker abi yazısında daha birlikte olduk..yeniden görüşmek dileğiyle aşkla kalın..
ilker abi..]=?-%
Düzenleyen ilkerabi gün: 2/1/2007 saat: 00:55 |
| Bağlantı |
2/1/2007 - telgrafın telleri |
|
Yazan: ismini vermek istemeyen kullanıcı |
|
yardmların için çok teşekkürler ilker abi gerçekten hayata artık daha pozitif, daha bir toz pembe bakabiliyorum,telgraf işinden emekli olmayı düşünüyorum ve bundan sora panter emel ile birlikte hayvanları korumaya ve dolayısıyla kuşları korumaya başlayacağım neticede onlar da haklı tellere konmakta,napsın hayvancağızlar :((( manyas kuş cennetine 20.000 ytl lik telgraf direği ve telleri hediye edeceğim,bunu da emekli ikramiyem ile yapabilirim sanırım,space tuşu ile artık kendimi yeni bir "uzay" da hissediyorum,gerçekten müthişmiş ve korkularım çok yersizmiş
sonuç olarak hakkını ödeyemem gerçekten,ama eğer telgraf işi veya tel,telgraf direği faln lazım olursa beklerim,yardımcı olmak isterim yapabileceğim en fazla bu oabilir ya da gitaristan manyas kuş cenneti buluşması yaparsanız orada panter emel ile bulunup size yardım ve yataklık edeceğimdir
5/1/2007 - Ramazan Davulculuğu |
|
Yazan: No name no cry |
|
Selam İlker abi.Köşenizi severek takip ediyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum... Benim sorum Ramazan Davulculuğuyla alakalı olacak.Ramazan davulcularının dım ta dım tak;ya da Dım tak tak diye belli kolay ritmlerle yaptığı oruç tuttuğumuz gecelerde inanılmaz eserleri vardır.Peki bu ramazan davulcularının belli bir virtiözite standartları var mıdır?Size göre kimleri bu konuda virtiöz olarak saymalı veya sayabiliriz? Kolay gelsin iyi çalışmalar... |
|
Bağlantı
5/1/2007 - abi nolur yardım et.. |
| Yazan: yavuz_t |
| Selam ilker abi.. Yazılarını hergün takip ediyorum.gerçekten her kelimen çok önemli. Benim bi sorunum var.. Kız arkadaşım birgün beni evine davet etti. Dedim ki "aaa olmaz ben gelemem dedim." sonra o da ya yapma nolcak film izleriz dedi. Dedim yok ben asla gelemem. Ama aşkım sen bana güvenmiyomusun diye trip atmaya başaldı. Sonra ben dayanamadım tamam dedim.Ama bi şartım var dedim. Söyle ne dersen yapcam dedi. Ailende evde olcak dedim. Tamam dedi. Hafta sonu gittik evine.. bi baktım ev boş.. Korktum abi. bir an hayallerimi düşündüm. sonra dedimki nerdeler.. Komsudalar hemen gelcekler dedi.. Biraz olsun rahatladım abi. Sonra müzik açtı beni dansa davet etti.. Derken film izleyelim dedi. tamam dedim ama içimde hep bi tereddüt hala kimse gelmemişti eve.. İçeriden cola getirdi.. Sonra televizyon karşına geçtip colalarımızı yudumlamaya başladık. Bir ara kız arkadaşım kendinden geçti. Uyuya kaldı. Çağırdııııım çağırdııım uyanmadı.. Acaba kız arkadaşım bişey mi bekliyo abi.. beni beğeniyor mu abi? nolur yardım et abi? |
| Bağlantı |
/1/2007 - ramazan davulculuğu.. |
|
Yazan: ilkerabi |
|
yeniden merhabalar siz sevgili okurlarım hayranlarım ve türevleri..öncelikle no name no cry adlı okurumun sorusunu cevaplamak istiyorum..bahsettiğin ramazan davulculuğu asla küçümsenemeyecek bir müzik alanıdır..mesajında söylediğin dım taka dım taka gibi ritmler bu işe yeni başlamış ve henüz ders alma aşamasında olan davulcuların kullandığı ritmler hatta rifflerdir..kullandıkları davullar ise unkapanında satılan öğrenci davullarıdır..gerçek virtüöz davulcularımız ''trom taka tey toy troley'' gibi kompleks ritmler ve metallica riffleri kullanarak ramazan ayımıza büyük bir müzikalite kazandırmaktadır..evet her müzik dalında olduğu gibi hatta hem müzik yapıp hem sevap kazandıran tek müzik dalında da virtüözler bulunmaktadır..bunlarla ilgili bir iki küçük not aktarmak istiyorum sana sevgili okurum..
*zonguldak ereğliden Recep Şanver oruç tutmayan bir vatandaşı uyandırdığı için ilk dayak yiyen Türk davulcusudur..
*bir mahalleyi baştan sona en hızlı uyandırma rekoru istanbul sarıyerden Mükerrem Ak'a aittir..kendisi köpek kovalaması sonucu 7saniye gibi bir sürede tüm mahalleyi uyandırabilmiş fakat noter veya guinessten herhangi bir yetkili olmadığından bu rekoru sadece bir şehir efsanesi olarak tarihe geçmiştir..kendisine ve köpeğe yurdumuzu tanıtımlarından dolayı onlarca plaket ve kemik verilmiş daha sonra Mükerrem bey adını vermek istemediğim bir ''ilahi-rock'' grubuna davulcu olarak katılmış köpek ise belediye tarafından yakalanıp kısırlaştırılmıştır..
*muş merkezden Sulhi Keroğlu ise Türk davulculuk tarihinde yeni bir sayfa açmıştır..şöyle ki kendisi klasik tek tokmak yerine ''twin tokmak'' kullanan ilk davulcumuzdur..ayrıca kendisi twin tokmağın mucididir..
saygılar sevgiler aşkla kalın efendim..
ilker abi..]=?-%
6/1/2007 - iffet önemlidir.. |
|
Yazan: ilkerabi |
|
merhaba yavuz..senin de benim milyonlarca okurumdan biri olman beni sevindirdi.. hemen sorunun cevabına geçiyorum..
ilk davetten sağ salim ve başına birşey gelmeden çıktığına şükretmelisin..her davete pat diye icab etmemelisin zira iffetini,namusunu korumak gerekir bir Türk erkeği olarak..ben senin gibi binlercesiyle karşılaşıyorum bu tip davetlere icab edip hayatının geri kalan kısmını şattül arapta bir yosun olarak geçirmek isteyen pişmanlıklarla..kız arkadaşının ilaçlı olan yanlış kolayı içip bayılması iki şeyin işaretçisidir sevgili okurum..birincisi iki bardağı bile aklında tutamayacak kadar salak oluşunun ikincisi de seni kötü emellerine alet edeceğinin..kötü emel diyince aklıma geldi sayın patronumuz sayın emel hanıma da buradan saygılarımızı arz eder maaşımıza yapacağı naçizane katkıları sükunetle bekleriz..konumuza dönelim efendim!!! ilaçlı kolayı içen sen olsaydın ey okurum bir omuzu açık bir şekilde uyandığında da hayata bu kadar toz pembe bakabilecek miydin..hayır..belki de amacı sadece seni ele geçirmek değildi belki de kendini aynı nuri alço filmlerindeki nuri-ahu-mualla(muhasebe ve pazarlama departmanı) üçgeninin arasında bulacak ve hayatının geri kalan kısmına bir hayat adamı olarak devam edektin..
bu tip konular için bir büyüğümüz şöyle buyurmuştur: -bana bir gitar verin,sonra ağzı açık izleyin..
şimdi sen ve diğer sevgili okurlarım bunun konuyla alakası nedir hocam diye soracaksınız bana..alakası filan yok tabi zaten o büyüğümüz de alakasız alakasız konuşur..
son olarak diyeceğim şudur ki yavuz okurum..kendine mukayyet ol ve bir daha ağzı açılmış kolaları içme..
bir ilker abi yazısının sonuna daha gelmiş bulunuyorum..aşkla kalın
ilker abi..]=?-% (sanal imza)
Düzenleyen ilkerabi gün: 6/1/2007 saat: 02:44
BAYAN ADMİN: Merhaba..İlker..gelişimini ve vermiş..olduğun...yorumları..takip..ediyorum...hızla..ilerleme ..kaydediyorsun..ve..bana
gelen. özel..mesajlarda..sordukları..sorularının..cevaplarını..almalarının..memnuniyetini...
yaşadıklarını..söylüyorlar...Senden..çok..memnunum...İyİ Kİ..Seni...işe..almışım...
Dün..akşam..senle..konuştuktan..sonra..düşündüm..ben..bu..çocuğa..ne..ödül..verebilirim.
diye..ve..karar..verdim...Eti.konusunda...arttırma..yapabilirim..Ayrıntıyı..msnde...konuşuruz..
Şimdilik....HoŞ_KaL.........
EmELKaRDeLeN...
imza : ''DaRTi''
7/1/2007 - hain çöpçüler... |
|
Yazan: şirine |
|
Sevgili İlker Abi...Benim bi derdim var :(( Dün gece çok aradim...Aradim bulamadım...Körolasi çöpçüler aşkımı süpürmüşler...! Ben şimdi ne yapmaliyim İlker Abi_? Aşkimi nasil bulabilirim_? O çöpçüleri nasıl bulabilirim_? Ya aşkima zarar vermişlerseee :'(( Aşkımı onlarinda elinden sağsağlim nasil kurtarabilirim_? Lütfen yardım et İlker Abi...Yol göster İlker Abi...
Yardimlarin için şimdiden Teşekkür Ederim...!
/1/2007 - sokaklarda ne ararsın bana neden sormazsın? |
| Yazan: ilkerabi |
|
yeniden merhaba gönül dostları..yeni bir ilker abi yazısında daha patroniçeden zam da almanın moraliyle yeniden birlikteyiz..kadının yaşı erkeğin maaşı sorulmaz derler bilirim fakat emel hanımın maaşımda yaptığı büyük oynamayı,değişimi hatta artış da denebilir buna kısmen..sizlere açıklıyorum..yol parası ve ssk masrafı sabit tutularak maaşım haftada 3 paket eti formdan bir paket biskreme terfi etmiştir..aslında biraz daha naza çeksem kendimi cicibebe bile kopartırdım fakat emel hanımın ''bir biskrem versem?''sayfamda çalışmaya devam eder misin ısrarlarına daha fazla karşı koyamadım..
gelelim milyonlarca okurumdan bir tanesi olan sevgili şirinenin sorusuna..her soruya olduğu gibi bu soruya da en içten duygularımla yanıt aradım..yine her zamanki gibi sükuneti elden bırakmadan doğru yolu göstermeye çalışacağım kendisine şöyle ki:
-ben nerden bileyim kardeşim banane senin sevgilini çöpçüler süpürdüyse hayret bişey bizim derdimiz yok sanki!!!
evet bu tip cevaplar veriliyor çoğu yardım eli istenen köşe yazarları tarafından..ama sonra düşünün o okurun psikolojisini,sosyolojisini,antropolojisini ve bilimum bilim dallarını..çocukluk arkadaşım hasan vardı biz çok yakınız diye bana anlatmıyordu derdini utanıyordu..başka bir gazetenin köşesine yazdı ve inanır mısınız yukarıda verdiğim sertlikte bir cevap aldı efendim..sonra da kendini pipoya filan verdi bir daha da görmedim o olaylardan sonra..
sevgili okurum şirine cümlelerinden anladığım kadarıyla sana şu şekilde yardımcı olabilirim..aşktan yana şansın olmamasına ve sürekli ağlayıp derdinin çok olmasına rağmen aşkını sormanı büyük takdir ettim..evet belki bulan yok ve dün gece çok aradın hatta aradın bulamadın fakat herşeyi de çöpçülerden beklememek lazım kızım..hem o saatte sokaklarda ne ararsın beni kimden sorarsın(pardon bu kısım montajda kesilsin gaz sonucu yazdım)..kız başına doğru şeyler mi bunlar yukarıda az yazmadım mı kendinize mukayyet olun diye evladım..yapacağın şudur ki ey şirine ki aşkına da bağlı bir kıza benziyorsun aramaya devam..fakat gündüzleri yapmalısın bu arama işlemlerini istanbul kazan sen kepçe girip çıkmadığın çöp konteyneri kalmamalı..yoksa aşkın kedileri sana tercih edebilir herşey için çok geç demek için bile çok geç olabilir ki şu anda saat çok geç olduğundan benim de uykum geldi demem lazımdı yazının daha erken kısımlarında ama artık çok geç..
entrika,sitem,arayış ve aksiyonla dolu bir ilker abi yazısının daha sonuna çoktaan gelmiş bulunuyoruz hatta fazla mesai yapıyoruz..(bilmem gerekli mevkiilere ulaştı mı) ..ilker abi fanları,ninja kaplumbağları..(bu da slogan olsun) görüşürüz koçlar..
ilker abi .. ]=?-%
Düzenleyen ilkerabi gün: 9/1/2007 saat: 01:38 |
|
Bağlantı |
16/1/2007 - ah abi ah |
|
Yazan: ismini vermek istemeyen izleyici: yavuz |
|
Sevgili ilker abi. Sorunlarımıza karşı ilgili olduğun, bizleri yalnız bırakmadığın için sana çok teşekkür ederim. Sende olmasan..
Abi şimdi ben şimdi ben o kızdan ayrıldım.Başka bi manita üzerinde eylem paketi hazırladım. Benim beğendiğim başka kız aslında bana pas veriyordu. ama ben yemekhanede onun masasına karambole oturdum. Yanımdada tanımadığım başka bir kız vardı. Tanımadığım kız bana laf attı "şşşt aslanım ateşin var mı" dedi abi. Bende az evvel fitilledim şimdimi bakcan dedim.Öyle muhabbet başladı. Sonra ben o tanımadığım kızla tam 5 gün tek gece geçirdim. Anlaşamadık ayrıldık. Ama masada bizim muhabbetimizi gören diğer kız artık bana pas vermemeye başladı. Çok üzüldüm abi bildiğin gibi değil.Ben bu arada tüfede İMKBnin verdiği rakama göre 45,5478 birlikteliğim olmuş. Bunun %5ini orduya füzeciolarak %10unu Türk Hava Kurumuna yakıtsız uçuş yapanlar olarak bağışladım. Aradan haftalar geçti. Şimdi ilk ayrıldığım kız yeni ayrıldığım kız pas veren sonra vermeyen kız bu güne kadar hiç pas vermeyen kızlar derken ben çöküşe geçtim abi.nolur yardım et abi nolur nolur. Bana bi yol göster abi.
23/1/2007 - Sevgili ilker abi...:) |
|
Yazan: Gökmen GUITARO |
|
Yüksek müsadelerinizle bir maruzatım olacaktı...EhemEhem...:D Bir derdim var ilker abi artık tutamam içimde... Gitsem nereye kadar,kalsam neye yarar diye düşünüyorum... Hiç anlatamadım,hiç anlamadılar ne yazık ki... Herkes neden düşman ilker abi söyle Herkes neden düşman??? Birde aklıma takılan diğer soru şu; Uno momento sacramento çimento sözü bir italyan atasözümü... Eğer öyleyse senin italyancana güvenip tercüme etmeni istirham ediceğim ilker abi...
SEVGİLER VE SAYGILAR...
BAYAN ADMİN:Evet...Sevgili.okurlar.....İlker.abiniz....sorulan sorulara.........bir müddet cevap veremicek......Kendisiyle.......Bülent Ortaçgil konserinde......ders çalışmaktayız........bu sebepten.....10 Şubat a kadar..
Kendisi.cevap veremicek......eeee...bizede...tatil...şart.......dimi...Haydi.Siz sorunlarınızı yazın.......İlker Abiniz.cevaplayacaktır..........HoŞ_KaLIN.........
|
17/12/2007 - ilker abi fun clubcüler |
| Yazan: gitaristancı |
Sevgili İLKER ABİ ben sizin fun clubünüzün en büyük taraftarıyım. Gerek besteleriniz gerek kişiliğiniz gerekse sohbetinizle insanların gönlünde taht kuran yüce bir insansınız. :):):) Ayrıca birde herzaman dediğim gibi cubase ile savaştığınız ve galip çıktığınız için kahraman bir insansınız. :):):) Şarkılarınızdaki duyguları ömründe kimse ortaya çıkartamaz. Ben birde burada '' İLKER ABİ FUN CLUB '' kurulsun diyorum. Böylece geniş kitlelere ulaşma imkanımız artar. :):):) SEVGİ VE SAYGILARIMLA. Serkan AK | | | | | | | |
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/3/2007 - AşKıN........GöZü.......KöRMüŞ.......
|
Kanıtlandı, aşkın gözü körmüş
Bilim adamları, aşkın gözü kördür sözünün gerçek olduğunu gösteren sonuçlar elde ettiler. |
 |
 |
|
AA
Güncelleme: 12:34 ET 28 Mayıs 2005 Cumartesi
- Aşk ile beynin eleştirel düşünceyi kontrol eden bölgelerindeki faaliyeti baskılanıyor ve beynin aşık olunan kişinin karakterini ve özelliklerini değerlendirme yetisi azalıyor. |
BBC’nin haberine göre, University College London’da (UCL) yapılan ilginç araştırma NeuroImage’da yayımlandı. Araştırmada, aşk duygusunun, beynin eleştirel düşünceyi kontrol eden bölgelerindeki faaliyetin baskılanmasına neden olduğu saptandı. Bu, bir kişiyle yakınlaşıldığında, beynin bu kişinin karakterini ve özelliklerini değerlendirme yetisinin azaldığını gösteriyor.
ANNELİK VE AŞK AYNI ETKİYİ YARATIYOR UCL ekibi, ayrıca 20 kadar genç anneyi kendi çocukları, başka çocuklar ve yetişkin arkadaşlarına ait resimlere baktıkları esnada beyin filmlerini incelediler. Her iki çalışma da annelik sevgisiyle romantik aşkın beyinde aynı etkiyi yarattığını gösterdi. Araştırmaya başkanlık eden Dr. Andreas Bartels, çalışmaları yorumlarken, annelik duygusuyla aşkın beyinde olumlu olarak görüldüğünü, çünkü bu iki durumun türün devamı için gerekli olduğunu söyledi.
:))))
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
20/3/2007 - YüReĞiMDe.SAKLaSaM...

|
Sıcağımsın… Bitmezim, solmazımsın.. Sevgiye seninle başladık.. Bir koşudu benim için, sevgiyi tanıma koşusu.. Seninle çıktık bu koşuya, seninle tamamlamak isterim..
Sıcaklık deyince sen gelirsin yüreğime.. Sen gelirsin gecelerin arasından, soğukların arasından, yüreğim sıcacık olur.. Sen beni ısıtanımsın, yüreğimi sıpsıcacık eden..
Ellerimin arayıp da bulduğu bırakmak istemediğisin… Bedenimin yarısı, kolumun öteki kolusun.. Beni saran seven, sevgiyi öğretensin..
Sen olunca varsın karlar yağsın sokaklara her yan buz tutsun.. Sen olunca, uzaklar uzak olsun sen yakınsın ya… Zorluklar hep beni bulsun. Sen kolayımsın..
Sen gözüm kulağım aklım yüreğimsin… Tıp tıp eden kalbim.. Kalbimi her gün gençleştiren kanımsın.. Sen benim ilk ve tek sevdiğimsin..
Beni sevginle zenginleştiren, gözlerinle mutlu edensin.. Gözlerinde hüzün görsem hüzünlenirim, sözlerinde acı duysam kırılır, unufak olurum.. Yapışmaz yüreğimin parçaları kırılır da kırılır.. Kötü eser bir sonbahar yeli, yüreğimi üşütür.. Uzanan sıcacık elin beni umutlara götürür. Kırılan her bir parça yenilenir, kıranlar unutulur. Yeniden bir yolculuğa çıkılır senin her bir sözünle …
Bilmem sana “Umut” desem, “Can” desem, “Canım” desem, “Sevgi” desem, “Sevgilim” desem.. Ne desem az sana… Senin sevgine.. “Sıcağımsın” desem.. Isıt beni hep sevginle. Yanımda ol… Koru kolla beni.. Sar beni tüm üzüntülere destek ol… Yanı başımda ol… Her zamanki gibi sen ol.. Sevgim açık kollarım gibi… Seni bekliyor.. En güzel sözcükleri söylesem… “Gülücük” desem, “Güven” desem, “Huzur” desem “Güzellik” desem..Daha ne diyeyim Bi tanem “Canımıniçi” desem…
Hepsini desem seni tanımlasam.. Yüreğime katsam…… SAKLASAM…
alıntıdır.............. |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/12/2006 - HeR DaİM....ArKaDAŞIM.....
DOSTLUK HAFTASI ÖZEL
(Happy International Friendship Week.)
 Hayatta pek çok insanla karsılaşırsın.
Ama sadece gerçek dostlar senin kalbinde bir iz bırakır.
To handle yourself, use your head; To handle others, use your heart.

İstenmeyen şeyler bir tehlikeyle ilgilidir.
Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun sucudur.
Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin sucundur.
Akilli insanlar yeni fikirleri tartışırlar.
Normal insanlar sonuçları tartışırlar.
Küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar.

Kim para kaybederse çok şey kaybetmiştir.
Kim bir dost kaybetmişse daha fazlasını kaybetmiştir ve kim inancını kaybetmişse her şeyini kaybetmiştir.
Başkalarının hatalarından öğren, kendi hatalarından öğrenemeyecek kadar kısa bir ömrün var.

Dostum, sen ve ben, eger yeni birisini getirirsen üc kisiyiz demektir.
O zaman bir grubu olusdururuz.
Ve bir arkadas cevresi.
Hic bir zaman bir baslangic yada son yoktur
 Dün geçmiş idi Yarin bir bilmece bugün ise bir hediye
 Bu hafta uluslararası dostluk haftası
Bütün arkadaşlarına onlarla ne kadar ilgilendiğini göster.
Bu mektubu arkadaş olarak gördüklerine gönder.
Eğer geri gelmişse, mutlu ol, çünkü bir arkadaş çevren olduğunu biliyorsun.
|
|
Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Emel UySaL KiŞiSeL WeB SiTeSi
Kategoriler
Arkadaşlarım
vedat1987 raciegi Özkan Özdemir eroman saraykoy mhorel gazikemal pander xortekciwan paratoner dikkatli sevdasiirleri thelosthighway dusbahcesi teng 18altigenclik beyazatliprens mahir vehbi tokmak kalbinsessizligi seyyahdergi serkankusfb Aydin MERT nihatgenc ngenc seyhan12 ismailaslan84 gurkanarguz reelstrateji tihcan mecnun1965 armegedonn Blogcu Yardım melyalcin seyhan694 sontrend keremcem06 kitabooku erdal keleşoğlu ömer faruk Alpaslan aykutca89 yedinbeni61 grafikdunyasi lordoftheloneliness mahir vehbi tokmak serpilstil 1biletsizyolcu ardalemdar nilsu35 duvak laz74 00gezginciler serci1907fb eabece29 seyhanwampirelax
|